Alternatif Kaygılar ve Sesler
The Smashing Pumpkins’in En İyi 10 Şarkısı
Giriş
90’ların alternatif rock sahnesi dendiğinde akla gelen ilk imge, genellikle salaş hırkalar ve "umursamazlık" estetiğidir. Ancak Chicago çıkışlı The Smashing Pumpkins, bu kalıbı yıkarak sahneye devasa orkestral düzenlemeler, katman katman dizilmiş gitar duvarları ve Billy Corgan’ın varoluşsal sancılarıyla çıktı. Estetik bir mükemmeliyetçilik ile ham bir öfkeyi aynı potada eritebilen grubun diskografisi, adeta modern bir rock operası niteliğinde.
İşte grubun mirasını, müzikal dehasını ve melankolisini en iyi özetleyen 10 durak:
1. 1979: Mellon Collie and the Infinite Sadness albümünün kalbi. Sert gitarların yerini nostaljik bir huzura bıraktığı bu parça, kaybolmuş gençliğin ve "o anın" sesidir. Rock tarihinin en ikonik davul loop'larından birine sahip olan şarkı, zamansız bir başyapıt.
2. Tonight, Tonight: Grubun en görkemli anı. Yaylı çalgıların rock müziğin agresifliğiyle dans ettiği bu epik eser, imkansıza inanmanın ve hayallerin peşinden gitmenin müzikal karşılığıdır. Sinematik yapısıyla sadece bir şarkı değil, bir deneyimdir.
3. Cherub Rock: Açılıştaki o meşhur trampet vuruşuyla başlayan "Wall of Sound" (ses duvarı) tekniğinin zirvesidir. Corgan’ın müzik endüstrisine duyduğu tiksintiyi, kirli ve devasa bir gitar tonuyla kustuğu bir marş.
4. Disarm: Hiçbir distorsiyon veya elektro gitar kullanmadan nasıl "ağır" bir şarkı yapılır? Cevabı Disarm. Kemanlar, çanlar ve Corgan’ın çocukluk travmalarını haykıran vokaliyle, dinleyicinin ruhunu en savunmasız yerinden yakalayan bir ağıt.
5. Mayonaise: Pek çok sadık hayrana göre grubun en iyi şarkısıdır. Gitarlar arasındaki o doğal cızırtı (feedback) bile bestenin bir parçası olarak kurgulanmıştır. Melankoli ile umudun, gürültü ile sessizliğin kusursuz dengesi.
6. Bullet with Butterfly Wings: "Despite all my rage, I am still just a rat in a cage." Bir neslin öfkesini ve hapsolmuşluk hissini bu kadar net özetleyen çok az cümle vardır. Grubun en agresif ve dışa dönük dışavurumlarından biri.
7. Today: İroninin zirve noktası. İlk bakışta neşeli bir pop-rock şarkısı gibi tınlasa da, aslında Corgan’ın en karanlık döneminde yazdığı, hayat ile ölüm arasındaki ince çizgiyi anlatan bir metindir.
8. Ava Adore: Grubun Adore dönemindeki o karanlık, gotik ve endüstriyel dönüşümün en parlak örneği. Tekinsiz ritimleri ve Billy Corgan’ın vokalindeki o tehditkar tavırla, grubun ne kadar geniş bir yelpazeye sahip olduğunun kanıtıdır.
9. Soma: Sessiz bir piyano ile başlayıp, tarihin en epik gitar sololarından biriyle zirveye ulaşan 6 dakikalık bir yolculuk. Bir ilişkinin çöküşünü anlatan bu parça, progresif rock elementlerinin grup müziğine ne kadar yakıştığını gösterir.
10. Zero: Vurucu, sert ve direkt. Grubun heavy metal kökenlerine selam duran ikonik riff’i ile akıllara kazınan, Mellon Collie döneminin en karakteristik "anti-kahraman" şarkısı.
Dipnot: Bu liste kuşkusuz bir özet niteliğinde. Ancak Smashing Pumpkins evreni, bu 10 şarkının çok daha ötesinde, keşfedilmeyi bekleyen devasa bir labirent gibidir. Sizin bu labirentteki favori durağınız hangisi?
