Beyaz Atın Gölgesinde
Deftones Seçkisi
Müzik dünyasında bazı gruplar vardır ki onları tek bir türün içine hapsetmek imkansızdır. Deftones, alternatif metalin agresif tavrını, shoegaze’in rüya gibi atmosferi ve post-punk’ın karanlık estetiğiyle birleştiren nadir oluşumlardan biri. Chino Moreno’nun fısıltı ile çığlık arasında gidip gelen vokalleri, her notada sizi biraz daha derin bir pusun içine çekiyor.
İşte bu puslu yolculukta mutlaka uğramanız gereken 10 durak:
01. Change (In the House of Flies)
Karanlık, baştan çıkarıcı ve huzursuz edici. Deftones’un sadece bir metal grubu olmadığını kanıtlayan o devasa sanatsal eşik.
02. My Own Summer (Shove It)
Klostrofobik sözler ve patlayıcı bir nakarat. 90’ların sonundaki o çiğ öfkenin en stilize hali.
03. Be Quiet and Drive (Far Away)
Melodik bir kaçış hikayesi. Gece yolculuklarının ve bitmek bilmeyen yolların marşı.
04. Digital Bath
Seslerin içinde yıkanmak... Chino’nun puslu vokalleriyle adeta hipnotik bir rüya sekansı.
05. Passenger (ft. Maynard James Keenan)
İki vokal devinin düellosu. Şarkıdaki gerilim, progresif rock etkilerini metal estetiğiyle kusursuzca buluşturuyor.
06. Sextape
Metalin en melankolik ve duru hali. Sert gitarların yerini derin yankılara bıraktığı bir başyapıt.
07. Diamond Eyes
Teknik olarak kusursuz, duygusal olarak çok yoğun. Modern metalin nasıl yapılması gerektiğine dair görkemli bir ders.
08. Knife Prty
Tekinsiz ama merak uyandırıcı. Deneysel ruhun ve kaotik vokallerin zirve noktası.
09. 7 Words
Grubun köklerindeki o saf enerjiyi ve sokağın sesini taşıyan bir ilk dönem klasiği.
10. Rosemary
Epik ve sinematik. Dinleyiciyi uzun bir yolculuğa çıkarıp sonunda devasa bir ses duvarıyla baş başa bırakan bir olgunluk dönemi eseri.
Deftones külliyatı bir listeye sığmayacak kadar derin; Cherry Waves, Minerva ve Beware gibi parçalar da bu gölgenin birer parçası.
