The Smile – Cutouts: Dağınıklığın Sesi

Bazen bir albüm ilk dinleyişte kendini ele vermez.

Hatta tam tersine—dağılır, parçalanır, elinden kayar.

The Smile’ın Cutouts’u tam olarak böyle bir albüm.

İlk anda “artık parçalar” gibi geliyor. Sanki bir şeylerin kenarda kalmış halleri. Ama biraz zaman verince fark ediyorsun: bu dağınıklık bir eksiklik değil, bilinçli bir tercih.

Çünkü bu albüm tamamlanmak istemiyor.


Dağınıklık mı, yoksa bırakılmışlık mı?

Cutouts, Wall of Eyes ile aynı yaratım sürecinin içinden çıkıyor. Bu yüzden ister istemez Kid A ile Amnesiac arasındaki ilişkiyi hatırlatıyor.

Ama burada daha farklı bir şey var:

Bu albüm daha az kontrol edilmiş.
Daha az düşünülmüş gibi.
Daha çok “olduğu gibi bırakılmış”.

Zaten Thom Yorke’un yaklaşımı da bu yönde:

“Her şeyi fazla düşünmemeye çalıştık.”

Bu cümle aslında albümün anahtarı.

Çünkü Cutouts, mükemmel olmaya çalışmayan bir albüm. Ve belki de tam bu yüzden ilginç.


🎧 Parça Parça: Albümün İçine Doğru

Bu albümü anlamanın en iyi yolu, onu parçalara ayırmak.


Foreign Spies

Açılış aldatıcı. Ambient dokular, elektronik sis…
Bir an için A Moon Shaped Pool dönemine geri dönmüş gibi hissediyorsun.

Ama bu bir yanılsama.
Albüm burada seni sakinleştirip sonra dağıtmak için bekliyor.



Instant Psalm

İsmi boşuna değil.

Yorke burada neredeyse bir ilahi söylüyor ama arka planda her şey çözülüyor.
Bir kutsallık hissi var ama aynı anda kırılgan.

Sanki bir şeyler anlamlı olacakmış gibi… ama olmuyor.



Zero Sum

Albümün sinirli tarafı.

Jonny Greenwood burada keskin ve huzursuz.
Ritimler ise neredeyse matematiksel—ama steril değil.

Tam aksine: kontrol kaybının eşiğinde.



Eyes & Mouth

Albümün en “akışkan” anı.

Burada groove devreye giriyor.
Tekrarlar bir noktadan sonra düşünmeyi bırakmana neden oluyor.

Dinlemiyorsun—içinde dönüyorsun.



Colours Fly

Kontrol tamamen gidiyor.

Free-jazz etkisi, dağınık yapı, ani patlamalar…
Bu parça bir şarkı gibi değil, bir süreç gibi.

Bittiğinde değil, devam ederken anlamlı.



Tiptoe

Ve kapanış.

Sessiz, kırılgan, neredeyse yok gibi.
Ama tam da bu yüzden kalıyor.

Albüm bağırarak değil, çekilerek bitiyor.



🗨️ Kayıt Sürecinden Notlar

Jonny Greenwood bir röportajda şöyle diyor:

“Bazı parçalar çok uzun süredir vardı, bazıları ise son anda geldi.”

Bu, albümün neden böyle hissettirdiğini açıklıyor.

Bir bütün gibi değil çünkü zaten öyle yapılmamış.
Bir araya gelmiş.

Thom Yorke ise başka bir yerde şunu söylüyor:

“Bazen yarım olan daha ilginçtir.”

Bu da Cutouts’un özeti olabilir.


Groove, Kaos ve Aradaki Şey

Bu albümde en dikkat çeken şeylerden biri ritim.

Tom Skinner burada sadece tempo tutmuyor—parçaları taşıyor.
Caz kökenli yaklaşımı, müziği sürekli ileri itiyor.

Bu yüzden Cutouts:

  • daha hareketli

  • daha fiziksel

  • daha “bedensel” bir albüm

Ama bu hareket hiçbir zaman rahatlatıcı değil.

Hep bir huzursuzluk var.


Yorke’un Değişmeyen Dünyası

Müzik daha akışkan olabilir.
Ama sözler hâlâ aynı yerde.

Thom Yorke yine:

bahsediyor.

Yani müzik seni içine çekiyor ama sözler sürekli dışarı itiyor.

Bu gerilim, albümün en güçlü tarafı.

Cutouts’a yöneltilen en büyük eleştiri şu:

  • fazla dağınık

  • bazı fikirler yarım

  • güçlü bir zirve yok

Ama belki de bu albümün meselesi zaten bu.

Tamamlanmamak.
Net olmamak.
Bir şey söyleyip yarıda bırakmak.


Sonuç: Tam Olmayanın Gücü

Cutouts, kusursuz bir albüm değil.

Ama zaten derdi bu değil.

Bu albümün gücü:

  • tamamlanmamış olmasında

  • akış halinde kalmasında

  • kontrolü bırakmasında

yatıyor.

The Smile burada şunu hatırlatıyor:

Bazen bir şeyin en doğru hali, henüz bitmemiş halidir.


Bu Albümü Sevenler Bunları da Sever!

A Moon Shaped PoolRadiohead

Cutouts’taki kırılganlık ve içe kapanıklık hissi burada daha bütünlüklü bir forma kavuşuyor. Daha az dağınık, daha duygusal, daha “tamamlanmış” bir dünya.

Öne çıkan parça: Daydreaming


SchlagenheimBlack Midi

Ritimlerin kırıldığı, yapıların sürekli çözüldüğü o huzursuz hissi sevdiysen, burada onun daha sert ve köşeli hali var. Kaos burada daha görünür.

Öne çıkan parça: bmbmbm


To Be KindSwans

Tekrarın hipnotik gücü ve yavaş yavaş büyüyen gerilim… Cutouts’un içine çeken tarafını burada çok daha yoğun ve fiziksel hissediyorsun.

Öne çıkan parça:  Oxygen 


Kaynakça

  • PitchforkThe Smile: Cutouts incelemesi

  • The Guardian – albüm değerlendirmesi

  • NME – inceleme ve röportaj

  • Under the Radar – inceleme

  • Loud and Quiet – inceleme

  • Treble – inceleme

  • Post-Trash – inceleme

  • ABC NewsThom Yorke röportajı